Bu 3 Boyutlu yazıcı, organ nakli bekleyen hastalar için yeni bir umut oluşturabilir.

İsveçli bir girişim olan Cellink firması, basit bir 3D yazıcı ve geliştirdikleri özel bir jel kullanarak cilt, kulak, karaciğer hücreleri yapmak için bir yol buldu.

Itedale Namro Redwan liderliğindeki araştırmacılar, sentetik ve doğal polimerlerin doğru kombinasyonunun, ECM (extracellular matrix / hücre dışı matriks) temelli malzemelerle harmanlanmış, yeni organlar inşa edip her türlü hücreyi yeniden üretebilecekleri mükemmel bir ortam olarak sağlayabileceğini buldular.

Bu özel jeli ve bir dizi fibroblast kullanarak, insan derisini basmayı başardı ve aynı zamanda hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğumuz insülin üreten beta hücrelerinin yanı sıra karaciğer dokuları üretmek üzerine çalışıyorlar. 

Ayrıca, kanser replikasyonu gibi alanlarda da ilk adımlarını atmış bulunan girişim “Farklı tedavileri test etmek ve her bir hasta için hangisinin en iyi olduğuna karar vermek için düzinelerce kanser modeli basabiliriz.” diye ekledi.

Cellink, bir kulağı 20 dakika gibi bir sürede basabilecekleri, son derece hassas ve hızlı bir 3 boyutlu yazıcı kullanıyor. 

Geliştirdikleri jel, viskoz ve jelatinli bir yapıda olma, ağlara inşa edilebilir olma ve inanılmaz bir çekme dayanımı seviyesine sahipi olma gibi çok özel niteliklere sahip. Bir doku veya organ üretmek için basılan kalıp üzerine hastanın organından alınmış birkaç hücre, jel yapıya ekleniyor ve birkaç gün dinlenme ve üremesi için bekletiliyor.

Kaynak

Cellink

 Bir burun nasıl yapılıyor hiç görmüş müydünüz?

[zombify_post]

Cilt Bakterileri Antibiyotiğe “Aldırmamayı” Öğrendi!

İnsan vücudundaki bakteri florasının bir parçası olan bu mikroplar, dünya çapındaki sağlık tesislerinde halihazırda bulunan ilaçlara karşı direnç geliştirdiler.

İnsan vücudundaki bakteri florasının bir parçası olan bu mikroplar, dünya çapındaki sağlık tesislerinde halihazırda bulunan ilaçlara karşı direnç geliştirdiler.

Bakterilerin antibiyotiğe karşı dayanıklı olan suşları, hastane kaynaklı enfeksiyonların dünya üzerinde yayılmasına sebep olabilir.

Staphylococcus epidermidis isimli bakteri, insan vücudunda yaşayan ve ev sahibine karşı zararsız bir bakteri türüdür. Fakat cildin yarıklar bulundurduğu yerlerde bu bakteriler, uzun süreli kateterler gibi tıbbi implantlar ya da yapay kalp kapakçıkları gibi protezler bulunduran insanlarda enfeksiyonlara neden olabilir.

Avustralya, Peter Doherty Bağışıklık ve Enfeksiyon Enstitüsü’nden Benjamin Howden ve meslektaşları 24 ülkedeki 96 adet hastane ve araştırma merkezinden topladıkları yüzlerce S. epidermidis örneğini incelediler ve hemen hemen tüm antibiyotiklere karşı direnç geliştiren üç bakteri soyunun geçtiğimiz birkaç on yılda dünya çapına yayıldığını buldular.

Araştırmacılar aynı zamanda bu bakteri soylarında tanımlanmış genetik mutasyonlardan bazılarınn sadece “rifampicin” denilen antibiyotiğe karşı değil, “vancomycin” gibi son çare (ing. last-resort) antibiyotiklere karşı da direnç gösterdiğini keşfettiler. 

Doktorlar ve diğer sağlık görevlileri genellikle Staphylococcus enfeksiyonlarının tedavisinde ilaç direncine karşı koyabilmek için rifampicin ve vancomycinin birlikte kullanımını öneriyorlar fakat, ekibin bulguları bu kombinasyonun S. epidermidis’de tam tersine direncin geliştirileceğini göstermektedir.

Referans ve İleri Okuma:

[zombify_post]

Genetik Mühendisliği Türler Arası Bakterilerle İletişim Kurmayı Başardı

Etkileyici genetik sinyal iletim sistemi, belirli fonksiyonları gerçekleştirmek için programlanmış “sentetik mikrobiyomlar ” geliştirilmesine bir adım daha yaklaştı.

ACS Synthetic Biology dergisinde yayımlanan makaleye göre, Wyss Enstitüsü, Harvard Üniversitesi ve Harvard Medical School’da bir grup araştırmacı, farklı bakteri türleri arasında genetik sinyal iletimini tetiklemeyi başardı.

Bu yeni gelişmede, araştırmacılar bir laboratuar faresinin bağırsağındaki bazı çevresel tetikleyicilerin yardımıyla E. coli’ye bilgi iletmek için Salmonella Typhimurium bakterisini bağlamak için bir yol oluşturmayı başardılar. Bilim adamları uzun zamandır mikropların genleri ile uğraşmaktaydılar, ancak ilk defa bir bakteri türünün farklı suşları arasında iletişim için genleri kullanmayı başarmışlar.

Wyss Araştırma ekibinin baş üyesi Suhyun Kim, “Mühendislik ürünü bağırsak bakterileri aracılığıyla insan sağlığını iyileştirmek için bakterinin nasıl iletişim kurduğunu bulmamız gerekiyor.” dedi.

İlk yazar Suhyun Kim, sinyal veren S. Typhimurium bakterisini ve cevap veren E. coli bakterisini içeren bir plağı tutuyor. Yanıt olarak mavi bir renk görüyoruz. Kaynak: Wyss Harvard

Araştırma grubu, “Çekirdek Algılama” adı verilen bazı bakteri türlerinde bulunan ve doğal olarak ortaya çıkan yeteneklerden yararlanmışlar. Çekirdek algılama, sinyal molekülleri kullanarak bir bakteri kolonisinin davranışını koordine etmek için gen ifadeleri için yollar oluşturuyor.

ATC ismiyle hareket eden tetikleyici molekül, cevaplayıcı suşa bir algılama yolu oluşturmak için sinyal verici suşdaki luxI geni uyarmıştır. Bu değişim, cevaplayıcı E. Coli’deki etkileşimi saklayan Cro proteinini üretiyor.

İletimin başarısı, sıçanların boşaltım ürünlerini araştırmak suretiyle doğrulandı.

Kaynak

Yayımlanan Makale

[zombify_post]

3D Yazıcı İle Prototip Biyonik Göz Yapıldı

Minnesota Üniversitesi’ndeki araştırmacılar 3D yazıcı ile türünün ilk örneği olan prototip, bir yarım küre üzerinde görüntü algılama dizisi bastı.

Advanced Materials dergisinde yayınlanan habere göre , 3D yazıcı yardımı ile yarım küre şeklinde olan ışık reseptörü tasarlandı. Bu keşif, görme bozukluğu olan veya görme yetisini tamamen kaybetmiş insanlar için büyük umut olması bekleniyor. Ekip, son 4-5 yıl içinde biyonik kulak, yapay organlar, elektronik kumaş, elektronik el ve elektronik uzuvlar tasarlamıştı. 

Çalışmanın ortak yazarı ve Minnesota Üniversitesi’nden Makine Mühendisliği profesörü Michael McAlpine, “Biyonik gözler genellikle bilim kurgu olarak düşünülürdü, ancak şimdi 3D mültimateryal yazıcı kullanarak buna her zamankinden daha yakınız.” diyor.

Peki nasıl bir yol izlediler?

Araştırmacılar, kıvrımlı bir yüzey üzerinde baskı elektroniklerinin zorluğunu nasıl aşabileceklerini göstermek için yarım küre şeklindeki cam kubbeyle başladılar. Özel olarak yapılmış 3D yazıcılarını kullanarak, gümüş parçacıklı temel mürekkepl ile başladılar. Dağıtılan mürekkep kavisli yüzeyden aşağı dökülmek yerine olduğu yerde kaldı ve kurudu. Araştırmacılar daha sonra, ışığı elektriğe dönüştüren fotodiyotları basmak için yarı iletken polimer malzemeleri kullandılar. Bu tüm süreç yaklaşık olarak bir saat sürüyor.

McAlpine, sürecin en şaşırtıcı kısmının, ışığı tamamen 3D baskılı yarı iletkenler ile elde ettiği elektriğe dönüştürmede yüzde 25 verimlilik olduğunu söyledi.

Yeni Hedefleri…

McAlpine bir sonraki adımın daha fazla ışık reseptörüne sahip ve daha verimli yeni bir prototip yaratmak olduğunu söylüyor. Ayrıca gerçek bir göze implante edilebilen yumuşak yarım küre bir malzemeye baskı yapmanın bir yolunu bulmak istediklerini belirtti.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=U2_zhpXZkS0?wmode=opaque&w=640&h=360]
Kaynak

Yayımlanan Makale

[zombify_post]

Bacak Egzersizleri Beynin Gelişmesine Katkıda Bulunuyor

İtalyan bilim insanlarının araştırmasına göre koşu, yürüyüş, fitness gibi bacakları çalıştıran egzersizler beyin sağlığına ve beynin gelişmesine katkıda bulunuyor.

Pavia ve Milano Üniversiteleri tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, bacakları hareketsiz kalan kişilerin beynindeki sinir hücreleri azalıyor ve yenilerinin oluşumu da çok yavaş gerçekleşiyor.

Laboratuar fareleri üzerinde yapılan incelemede, 28 gün boyunca bacakları hareket ettirilmeyen farelerin beyninde sinir hücrelerinin %70 oranında azaldığı, yenilerinin ise çok yavaş oluştuğu gözlemlendi.

İtalyan haber ajansına konuşan araştırmacı Daniele Bottai, ” Deneğimiz olan farelerin arka bacaklarını hareket ettirmemesinin beyinlerinin sağlığı için kritik bir öneme sahip olduğunu belirledik. Subventriküler bölgede yeni sinir hücrelerinin oluşumunu analiz ettik ve çıkan sonuç, bu işlemin çok yavaş şekilde gerçekleştiğiydi.

Subventriküler bölge, beynin sinir kök hüvrelerinin yeni sinir hücrelerine dönüştüğü bir alan. Sağlıklı bir beyin yapısına sahip olmak için bu bölge kritik bir öneme sahip. 

[zombify_post]