Kitap İncelemesi: Simyadan Kimyaya

Claus Priesner / Kırmızı Kedi Yayınları

Antikçağda Mısır ve Yunan etkisinde olan simyanın renkli geçmişine gözatıyoruz bu kitapla. Böylece simyanın sadece felsefe taşının peşinde koşmadığını kimya bilimine pekçok katkı sağladığını aynı zamanda da insan ve doğanın, ruh ile maddenin birbirine sıkıca bağlı olduğunu görüyoruz.

Peki nedir Simya ve ne ile uğraşır?

Simya değersiz metalleri altına çevirme ve ölümsüzlük iksiri bulma uğraşıdır. Filozoflara göre tüm metaller esasında altın olmalıydı ancak madenden erken çıkarıldıkları için misyonlarını tamamlayamamışlardır. Bu sebeple ‘Simyada amaç doğada olmayan bir şeyi yaratmak olmayıp, metallerin toprak altında olgunlaşması ve mutasyon süreçlerini hızlandırılmış bir biçimde tekrarlamaktır.’ diye belirtmiş yazar.

En eski simyacı kimdir ?

Tarihte ulaşılabilen en eski Alşimist, Yukarı Mısır’ın Panopolis kentinden Zosimos’tur. Zosimos’un düşüncesine göre simyacının üstatlık düzeyine ulaşması için kitaplar ve eğitim yeterli değildir aynı zamanda bu kişi Tanrı tarafından da kutsanmış olmalıdır. Bu düşünce İslamiyet’in yayılmasıyla devam etmiş ve meşhur Felsefe Taşı’na ulaşmak için yapılan karışımlara ek olarak ‘Allah’a inancı tam olan erkek dünyadaki en büyük güce kavuşur.’denmiştir. Böylece başarısızlığın sebebi olarak inançsızlık gösterilmiştir.

Kimyanın babası: Cabir bin Hayyan

Arap bilginlerinden olan Hayyan, altını tepkimeye sokan bir karışım hazırlayarak literatüre Kimyanın Babası olarak geçmiştir. Altın ile tepkimeye giren bu karışım üç hacim hidroklorik asit ve bir hacim nitrik asitten oluşmuştur ki bunların kaşifi de Hayyan’dır. Hayyan hazırladığı bu karışımı Kral Suyu olarak adlandırmıştır.

Batı Avrupa’da…

Simya yardımıyla insan yaşamını uzatma düşüncesi ilk defa Bacon tarafından ortaya atılmıştır. Kan, cıva, kükürt vb katkılarla simyasal ilaçlar üretilmeye çalışılmıştır. Bacon’a göre felsefe taşı nasıl hasta bir metali iyileştirip altına çevirebilecek güce sahipse aynı şekilde hasta bir insanı da iyileştirebilirmiş.

Bir diğer Cabir (Geber) ve Saf cıva Öğretisi

Ortaçağ simyacılarının sonuncusu olan Avrupalı Geber’in öğretileri uzun yıllar Hayyan’a ait zannedilmişse de sonrasında olaylar açığa kavuşmuş ve Geber öğretileri ayrı ayrı incelenmiştir. Avrupalı Geber’e göre Felsefe Taşı aslında katılaştırılmış cıvadır. Cıva sıvısından arındırılıp az miktarda saf kükürt ve tentür (renk değiştirici) ile karıştırılırsa Felsefe Taşı elde edilebilir.

Simyanın sonu…

Antonie Lavoisier ve Robert Boyle’un bilimsel çalışmaları ile simya döneminden modern kimya dönemine geçilmiş ve bu iki bilim insanı Modern Kimyanın Öncüleri olarak tanınmıştır.

Empedokles’in sözleriyle son verelim bu yazımıza:

‘’Gah Sevgiyle toplanır bir olur bütün şeyler

Gah da ayrılırlar yine tek tek Nefretin kiniyle.

Nasıl çoklardan bir tek ayrılınca nasıl çoklar çıkıyorsa

Öylece doğmaktadırlar ve sürekli değil onlar için yaşama

Nasıl değişip dururlarsa hiç kesilmeden

Öylece hareketsiz kalırlar çevre içinde daima’’

*Bir simyacının sözleri ve yazıları ne kadar anlamsızsa o kadar değerliymiş evvelce, kendimizi ve doğayı anlamamız dileğiyle…

Sevgi GÖKTEPE

[zombify_post]

Mikrofotoğraf Yarışmasının Kazananları Bizlere Hiç Görmediğimiz Bir Dünya Sunuyor!

Nikon firmasının düzenlediği Fotomikrografi Yarışması’nın ilk 20 listesine yakından bir göz atalım.

Nikon Uluslararası Küçük Dünya Yarışması ilk olarak 1975 yılında ışık mikroskobu ile fotoğrafçılıkla uğraşanların çabalarını anlamak ve takdir etmek için bir araç olarak başladı. O zamandan beri, Küçük Dünya en geniş bilimsel disiplinlerden gelen fotomikrograflar için önde gelen bir vitrin haline gelmiş durumda. Yarışmanın ilk 11 fotoğrafını sizler için derledik.

Kaynak

[zombify_post]