Mamutların Geri Dönüşü Dünyayı Kurtaracak

4 bin yıl önce soyları tükenen tüylü mamutlar, klonlama projesiyle küresel ısınmaya karşı savaşmak için geri dönüyorlar.

Yaklaşık 4 bin yıl önce soyları tükenen tüylü mamutların Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir genetik klonlama projesiyle dünyada tekrar var edilebileceği açıklandı. Çalışmada yer alan bilim insanları, bu proje için Sibirya buzullarında 42 bin yıldan uzun bir süredir korunan bir tüylü mamutun DNA örneklerini kullandığını belirtti. Buna göre bir dişi fil içinde yaratılan yapay rahimde döllenen yumurtaya tüylü mamutun DNA’sı kopyalanarak ortaya Asya fili ve mamut kırması bir tür çıkacak.

Bilim insanlarının yaptığı açıklamaya göre yapılan deneyler başarılı olursa, bu durum tüylü mamutların yaşayabileceği kutup bölgelerinde bitki örtüsünün büyümesine yol açarak, küresel ısınma ve beşeri faaliyetler sonucu tahrip olan kutup ikliminin tekrar düzenlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Tüylü mamutların tekrar Sibirya bölgesinde görülmesiyle beraber, bu bölgedeki küresel ısınma etkilerinin azalacağı ve donmuş toprak erimelerinin önüne geçileceği tahmin ediliyor.- Toprak, iki yıldan daha uzun bir süre sıfır ve sıfırın altı derecelerde kalırsa donmuş toprak özelliği kazanır.- Donmuş toprağın erimesi sonucu açığa çıkan metan gazı iklim değişikliği etkilerini artırıyor ve küresel çapta felaketlere yol açıyor.

Metan gazı topraktan çıkarken toprağı bir baloncuk gibi yükseltir. En azından şimdilik metan gazının büyük bir kısmı hala toprak altında hapsolmuş durumda. Fakat küresel ısınma ile beraber metan gazı çıkışının da hızlanacağı öngörülüyor. Eğer fil ve mamut karışımı yeni bir tür ortaya çıkarsa bu tür Sibirya bölgesini yeniden iskan edebilir ve böylece gaz çıkışını da engelleyebilir. Peki bu nasıl mümkün olacak? Filler ve mamutlar son derece ağır hayvanlardır. Soğuğa dayanıklı bu hayvanlar bastıkları kar örtüsünü sıkıştırarak dümdüz hale getirecek, kış aylarında ağaçların büyümesini destekleyecek ve yaz aylarında çimlerin daha geniş  alanlara yayılmasını sağlayacak. Meydana gelecek otlaklar, kış soğuğunun yer kabuğunun içine daha fazla nüfuz ederek derinlerindeki toprağın soğumasına olanak tanıdığından, günümüzde var olan ormanlardan daha fazla güneş ışığını yansıtacaktır. Artan bitki popülasyonu, bölgedeki fotosentez kapasitesini artırarak karbon salınımını da düzenleyecektir. Kısacası beslenme alışkanlıkları sayesinde mamutlar gezegenimizi kurtarmak için geri dönecek.

[zombify_post]

Dünya’da Yaşam Birçok Kez Ortaya Çıkmış Olabilir ​

Hayatın başlangıcı, 4 milyar yılda bir kez gerçekleşen bir mucize olmaktan uzak, birçok kez gerçekleşmiş olabilirdi.

   Gezegenimizde yaşayan her canlı aynı kimyayı paylaşır ve kökenlerinin LUCA’ya dayandığı varsayılır. Bu yüzden yaşamın çok zor bir şekilde ve hemen hemen imkansız bir dizi koşullarda başladığı farz edilir. Kabullenişe göre 4,5 milyar yıllık dünya tarihinde canlılık sadece sadece bir kez ve bu şekilde ortaya çıktı.

   Peki gerçekten öyle mi? Biyolojiciler tarafından yaşamın erken anlarını yeniden yaratmayı amaçlayan basit deneyler bu sanrıyı değiştirdi. Yaşamın ne sihir, ne de nadir bir bileşen değil, sadece basit kimyasal maddeler olduğunu gösterdi.

    Kimyasal olarak kutsanmış ilkel yaşamın sadece bir kez varolmasından ziyade varoluş birçok geçmişe sahip olabilir. Yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca farklı formlarda tekrar ve tekrar başlamış, dünyadaki her şeyin kitlesel yok oluşu, dünyayı bugün gördüğümüz şekline getirmiştir. New Scientist dergisine göre gezegenimizde yaşam sadece bir kere oluşmamış olabilir.

Kaynak: https://www.newscientist.com/article/mg23130870-200-life-evolves-so-easily-that-it-started-not-once-but-many-times/

[zombify_post]