Şeker Beynimize Nasıl Etki Ediyor?

Sıcak,akışkan çikolataları,şekerleri ve kurabiyeleri düşünelim.Canınız tatlı mı çekiyor? Niçin? Peki, asıl mesele şeker ağzımıza girdiği anda beynimizde neler oluyor

Şeker, glikozun bir formu, vücuttaki her hücre için birincil enerji kaynağıdır. Beyin, sinir hücreleri veya nöronlar açısından çok zengin olduğu için, vücuttaki tüm şeker enerjisinin yarısını kullanan en enerji gerektiren organdır.Düşünme, hafıza ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları glikoz seviyelerine yakından bağlıdır ve beynin bu yakıt kaynağını ne kadar verimli kullandığını gösterir. Beyinde yeterli glikoz yoksa, örneğin nörotransmitterler, beynin bir nöron ile başka bir hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallar üretilmez ve nöronlar arasındaki iletişim bozulur. Buna ek olarak, kandaki düşük glikoz seviyelerinin neden olduğu diyabetin ortak bir komplikasyonu olan hipoglisemi, beyin fonksiyonu için enerji kaybına neden olabilir . 

Sıcak,akışkan çikolataları,şekerleri ve kurabiyeleri düşünelim. Nasıl hissettiyor? Canınız tatlı mı çekiyor? Niçin? Peki asıl mesele şeker ağzımıza girdiği anda beynimizde neler oluyor? Küçük bir parça çikolata yediniz de içerisindeki şeker, dilinizdeki tatlı tad reseptörlerini aktive ediyor.Bu reseptörler beyin sapınabir sinyal gönderiliyor,ve ardından ön beynin birçok alanına dağılıyor,bunlardan biri de serebral kortekstir.Serebral korteksin farklı kısımları farklı tatları algılamamıza yardımcı olur :acı, tuzlu, lezzetli,ve tatlı.Buradaysa sinyal beyninödül mekanizmasını aktifleştirir.Bu ödül mekanizması beynin birkaç farklı bölgesi arasındaki bir takım elektriksel ve kimyasal yoldur.

https://www.biyobilim.ytukimtek.org/wp-content/uploads/2018/09/images.jpg

Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi'nde tıp profesörü olan Vera Novak,” beyin ana yakıt olarak şekere bağlıdır ve onsuz olamaz.” diyor. Beynin glikoza ihtiyacı olmasına rağmen, bu enerji kaynağının çok fazla olması kötü bir şey olabilir. Los Angeles California Üniversitesi'nde 2012 yılında araştırmacılar tarafından hayvanlarda fruktoz tüketimi hücrelerin yaşlanması arasında olumlu bir ilişki oldığunu gösterirken, aynı zamanda 2009 yılında  Montreal Üniversitesi ve Boston Koleji'nde bilim adamlarından oluşan bir ekip tarafından yürütülen bir çalışmada hayvan modeli kullanılarak bellek ve bilişsel eksikliklerin aşırı glikoz tüketimine bağlantılı olduğunu gösterdi.

Glikoz ve diğer şeker formlarının beyindeki etkileri, yüksek kan şekeri seviyelerinin uzun süre devam ettiği bir grup hastalık olan diyabette en fazlası olabilir. Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin vücut tarafından kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutmak için kullanılan bir hormon olan insülini üreten pankreastaki hücreleri yok ettiği bir hastalıktır.Diyet ve diğer çevresel faktörlerden kaynaklanan tip 2 diyabet, hücrelerin insülin tarafından boğulmuş ve düzgün bir şekilde yanıt veremediği bir durumdur; insüline dirençli hale gelirler.Novak “Uzun vadeli diyabet—ya tip 1 veya tip 2—Beyin ve beyindeki nöronlar için birçok sonuçları vardır”.Yüksek kan şekeri seviyeleri, beynin fonksiyonel özelliklerini paylaşan beyin bölgelerini ve beyin maddesini birbirine bağlayan işlevsel bağlantısını etkileyebilir. Beynin atrofisine veya küçülmesine neden olabilir. Ve beyindeki kan akışını kısıtlayan, bilişsel güçlüklere neden olan ve yeterince şiddetli ise vasküler demans gelişimini tetikleyen küçük damar hastalığına neden olabilir. Novak laboratuvarında, tip 2 diyabetli kişilerde bu etkileri önlemenin yollarını araştırıyor. Bu yollardan biri burun içi(intranazal) insülin adı verilen burun spreyidir.Kullanıldığında, beyin girer ve hipokampus, hipotalamus ve insüler korteks de dahil olmak üzere hafıza ağlarında reseptörlere bağlanır. Bu bellek ağları içinde sinyal daha verimli hale geldikçe, öğrenme ve mekansal ilişkilerin görsel algıları gibi bu alanlarla ilişkili bilişsel işlevler gelişir.

Novak “ Tip 2 diyabet beyin yaşlanmasını hızlandırır ki bu da fonksiyonel düşüşün ilerlemesini hızlandırır. İntranazal insülin ile, bu etkileri yavaşlatmak veya bunları tamamen önlemek için yeni bir yol bulmayı umuyoruz.” dedi. Bir pilot çalışmada, Novak ve meslektaşları, tek bir dozun bellek, sözel öğrenme ve mekansal yönelim üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu buldular. Şimdi tip 2 diyabetli yaşlı erişkinlerde hastaların ilk klinik denemesini planlıyor.Çalışmanın sonuçları özellikle demans prevalansının yüksek olması ve diyabetli yaşlı yetişkinler arasında önemli zihinsel düşüş nedeniyle ilişkilidir.

* Prevalans hızı veya prevalans oranı, belirli bir nüfusta, belirli bir zaman dilimi içerisinde, çalışma kapsamında yer alan, belirli bir hastalık veya hastalıklara sahip tüm olguların oranıdır.

Kaynak:

http://neuro.hms.harvard.edu/harvard-mahoney-neuroscience-institute/brain-newsletter/and-brain-series/sugar-and-brain

https://www.ted.com/talks/carolyn_bertozzi_what_the_sugar_coating_on_your_cells_is_trying_to_tell_you

[zombify_post]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir